
Yeni bir araştırma, yoğun stresin insanların yeni bilgiler öğrenmesini tamamen engellemediğini, ancak eski bilgilerle yeni deneyimler arasında bağlantı kurma becerisini önemli ölçüde zayıflattığını gösterdi.
Bilim insanlarına göre bu durum, özellikle sınavlar, iş görüşmeleri ve yüksek baskı altındaki karar süreçlerinde düşünme biçimini etkileyebiliyor.
Akut stresin hafıza üzerindeki etkilerini inceleyen uluslararası bir araştırma, stresli anlarda beynin bilgi işleme biçiminde önemli değişiklikler yaşandığını ortaya koydu.
Çalışmaya göre insanlar stres altındayken yeni bilgileri öğrenmeye devam edebiliyor ancak daha önce öğrendikleriyle ilişki kurarak yeni sonuçlara ulaşmakta zorlanıyor.
Hamburg Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve bulguları Science Advances dergisinde yayımlanan araştırma, bu durumun beynin anıları birleştirme mekanizmasındaki değişimden kaynaklandığını ortaya koydu.
121 GÖNÜLLÜ ÜZERİNDE TEST EDİLDİ
Araştırmaya herhangi bir nörolojik ya da psikiyatrik hastalık öyküsü bulunmayan 121 sağlıklı yetişkin katıldı. Katılımcılar rastgele iki gruba ayrıldı. Bir grup laboratuvar ortamında stres oluşturan testlere tabi tutulurken, diğer grup benzer ancak baskı yaratmayan görevleri yerine getirdi.
Deneyin ilk aşamasında katılımcılara belirli görseller arasındaki eşleştirmeler öğretildi. Ertesi gün ise daha önce öğrendikleri görsellerden biriyle ilişkili yeni görseller gösterildi. Son aşamada ise araştırmacılar, katılımcıların kendilerine doğrudan sunulmayan iki bilgi arasında ilişki kurup kuramadığını ölçtü.
STRES ÖĞRENMEYİ DEĞİL, ÇIKARIM YAPMAYI ETKİLEDİ
Araştırmanın sonuçları, stres yaşayan katılımcıların yeni görselleri öğrenme konusunda kontrol grubundan geri kalmadığını gösterdi. Ancak daha önce edinilmiş bilgilerle yeni öğrenilenleri bir araya getirerek dolaylı bağlantılar kurmaları istendiğinde belirgin performans düşüşü gözlendi.
Araştırmacılar, bunun hafızanın tamamen zayıflamasından değil, beynin farklı deneyimleri ortak bir bilgi ağı içinde bütünleştirme sürecinin aksamasından kaynaklandığını belirtti.
HİPOKAMPUSTA DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM
Deney süresince katılımcıların beyin faaliyetleri fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme yöntemiyle takip edildi. Özellikle hafıza oluşumunda kritik rol oynayan hipokampus bölgesine odaklanan ekip, stres altındaki bireylerde eski anıların yeni bilgi öğrenilirken daha az yeniden etkinleştiğini saptadı.
Araştırmacılar, bu nedenle beynin ilişkili deneyimleri tek bir bilgi yapısı altında toplamak yerine birbirinden bağımsız anılar olarak kaydettiğini ifade etti.
SINAVLARDAN İŞ YAŞAMINA KADAR BİRÇOK ALANI İLGİLENDİRİYOR
Bilim insanlarına göre elde edilen bulgular yalnızca laboratuvar koşullarıyla sınırlı değil. Özellikle sınav dönemleri, yoğun iş temposu ya da kritik kararların alındığı süreçlerde kişilerin bildikleri bilgileri yeni durumlara uygulamakta zorlanmasının altında benzer mekanizmalar bulunabilir.
Araştırma ekibi ayrıca tanık ifadeleri, hukuki değerlendirmeler ve bazı psikiyatrik rahatsızlıklarda görülen çıkarım güçlüklerinin de ileride bu tür çalışmalar ışığında daha ayrıntılı incelenebileceğini belirtti.
KRONİK STRES İÇİN DOĞRUDAN YORUM YAPILAMIYOR
Araştırmacılar, çalışmanın yalnızca kısa süreli ve kontrollü biçimde oluşturulan akut stres koşullarını değerlendirdiğini vurguladı. Bu nedenle uzun süre devam eden iş stresi, travmatik yaşam olayları ya da kronik kaygının beyin üzerindeki etkileri hakkında doğrudan sonuç çıkarılamayacağı ifade edildi.
Çalışmada yer alan katılımcıların genç ve sağlıklı bireylerden oluşması nedeniyle elde edilen sonuçların çocuklar, yaşlılar ya da psikiyatrik hastalığı bulunan kişiler için doğrudan genellenemeyeceği de kaydedildi. Buna karşın araştırma, stresin öğrenmeyi tamamen durdurmadığını; asıl etkinin, bilgileri birbirine bağlayarak yeni çıkarımlar üretme becerisinde ortaya çıktığını gösteriyor.